Büyük bir şilep getirecek beni sana koparıp o sisli Pera sabahından
Sorma, bilmem ne mevsim
Şehrimin dişlilerine Balat’tan bir yağ damlayacak İsrafil miydi “sûr” a üfleyecek?
Okulumun zilleri benim için son kez çalacak. Büyük bir şilepte kitaplarım sandık sandık Satırlarımın en şahanesi bize okunacak
Sana getirecek, beni sana
Beklenen ne varsa o gün olacak
Denizlere adanmış mitlerin hepsine mutlu bir son yazılacak.
Üç elma düşecek gökten
Biri sana, biri bana; diğeri dostlara…
Kocaman ahşap bir masada hepimiz
En sevdiğimiz şarkılara kalkacak o gün kadehlerimiz.
Şimdi ben bizim olan bu yerde,
İstanbul terk edilirken en muteber günlerden birinde
Büyük bir şilep,
Pera’da sisli bir sabah,
Acı bir kahve…
Getirecek beni sana
Getirecek,
Ama sen yine de
Bekleme…