AYLAK DERGİ

Kategori: FERİHA ÖZTUFAN

BAL

                                                                    Eski Mısır firavunları arıdan, sinekten korunmak için kölelerine bal sürdürüp yanlarında öyle bekletirlermiş ki, envai çeşit börtü böcek kendilerine değil kölelerine musallat…

Kapanan kapının arkasında bekledi bir süre. Yaptığının doğruluğundan emin yavaşça tekrar salona doğru döndü yüzünü. Bakıştık belli belirsiz. Oturdu daha birkaç saat önce…

Yola çıkacakları o gün geldiğinde her şey hazırdı. Avucunun içinden bırakmadığı bozukluğu hâlâ görememiş, yazı mı tura mı diye içimden tahminlerde bulunuyordum. Onlar…

Bana bunları dedikten sonra döndü yüzünü, sanki güneşe döner gibi… Fısıldaştılar belli belirsiz. Öyle kulak kesilmiştim ki hiçbir kelimeyi kaçırmak istemiyordum. Elinde iki…

Bana bunları dedikten sonra döndü yüzünü sanki güneşe döner gibi. Fısıldaştılar belli belirsiz. Öyle kulak kesilmiştim ki hiçbir kelimeyi kaçırmak istemiyordum. Elinde iki…

Kahvelerimiz gelene kadar biraz daha, biraz daha sohbet etmek istiyordum. Ütopik denecek kadar yoğun yaşadığı bu hisleri daha iyi anlamak için muazzam bir…

“Bilmiyorum ki…” diye başladı söze. Ne kadar zamandır dalıp gittiğinin farkında bile değildi. Ne düşündü, neydi aklından geçip onu gülümseten diye sormaya hazırlanırken…

“Olur.” dedi Gurur. Açık ve tek şekerli içtiğini biliyordu Firuze. Hep öyle yapmaz mıydı? Gurur ne zaman çay istese tek şekeri atar, karıştırır…

Cevap veremedi Gurur. Kendinin bile bilmediği bu soru birçok şeyin özeti gibiydi. Neden gelmişti ki? Ne diyecekti? Yaptım çünkü diye başlayan hiçbir cümle…

Arada kalmaların en zorunu yaşıyor olduğunu düşündü sonra kadın… Yapması gerekenle; olmasını istediği şeyin arasında sıkışıp kalmıştı. Hâlbuki gitmelerin de kalmaların da ustası…

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.