Cevap veremedi Gurur. Kendinin bile bilmediği bu soru birçok şeyin özeti gibiydi. Neden gelmişti ki? Ne diyecekti? Yaptım çünkü diye başlayan hiçbir cümle…
Cevap veremedi Gurur. Kendinin bile bilmediği bu soru birçok şeyin özeti gibiydi. Neden gelmişti ki? Ne diyecekti? Yaptım çünkü diye başlayan hiçbir cümle…
Arada kalmaların en zorunu yaşıyor olduğunu düşündü sonra kadın… Yapması gerekenle; olmasını istediği şeyin arasında sıkışıp kalmıştı. Hâlbuki gitmelerin de kalmaların da ustası…
Baharımızı sonbahar gibi yaşadıktan sonra çektiklerimizi unutacağımızı sandığımız, büyük beklentilerle girdiğimiz yazımızı da kışa çevirdi hayat. Yeni normallerimiz, anormal olmuş her şeyi normalleştirdiğimiz…
Keşke öyle bir yer olsa. Bulamadığın cevapları alabildiğin bir yer. Aradığın her cevap için yeni bir kapı açılsa. İçinde cevapların olduğu, havada asılı…
Bir tren garında boş bir banka oturmuşum. Seyrelmiş kalabalığın uğultusu kalmış duvarlarda. Şimdilik gar boş. Tren gelmek üzere. Az sonra birbirine çarpar insan…
Geldi işte canımın içi Eylül. Yakmaz artık güneş. Yâr busesi gibi dokunur tenine.. Yağmur üşütmez, toprak tozunu yapıştırmaz yüzüne. Rüzgâr hala geçip giden…
Keşke hiç açmasaydım gözlerimi. Karanlığa açtığımı bilsem daha sıkı kapatırdım belki de. Tekrar uykunun derinliğini bulmak nasıl da zor böyle gecelerde. Bir mum…
Dolgun bir başak değilim belki ama solgun bir başak da değilim. Kendi değerlerim var. Kendimce çok bildiklerim, bildiğimi sanıp hiç bilmediğimi fark ettiğim…
Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.