AYLAK DERGİ

Kategori: MİRAY KOTİL

                                     Kravatımı düzeltirken yakaladım kendimi. Ayna karşısındaki yansımamda ellerime bakarken yakaladım, derslerim bitmiş eve dönmüş olmama rağmen kravatımı düzeltiyorum. Yerli yerinde duruyor mu…

Hep böyle anlarda olur. Çok basit eylemlerde. Çorbayı karıştırırken, saçını tararken, saat 5.38’de dişlerini fırçalarken, çamaşır sepetindeki kıyafetleri ayırırken, ayakkabı bağcıklarımı kenarlardan içeri…

                                                Gün. Saat on ikiyi geçmediğine göre hala gün diyebilir miyiz? Bilemiyorum. Akşam da güne dahilse gece neden olmasın? Akşamla gece arasındaki fark…

Gün. Bu alaca karanlıkta da gün diyebilir miyiz, bilemedim. Şak diye açılan gözlerimi şıkır şıkır ovuşturuyorum: Saat 5.38.  Madde madde dış etmenleri sayıyorum.…

Gün. Apar topar merdivenleri iniyorum. Apartmanın dış kapısını hızla açıyor ve koşar adımlarla yürüyorum. Neden? Ne için bu koşturma? Bir yere geç kaldığım…

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.