AYLAK DERGİ

HALDUN DORMEN

70. Sanat yılınız kutlu olsun.  Tiyatro dünyasına kattıklarınız bizim için çok kıymetli. Tutkuyla yapılan her işin bir gün mutlaka ses getireceğini, asla pes etmemek gerektiğini ve sanatın gücünü bize tekrar tekrar gösterdiniz. Aynı zamanda bakış açınızın ne kadar geniş ve ilham verici olduğunu öğrettiniz. Her şey için sonsuz teşekkürler. 

1.Sizi kelimelerle anlatmak yetersiz. Ruhu bu kadar genç, enerjik ve sanatla yoğurulmuş bir insan olarak, tutkunuzu bu kadar erken yaşlarda keşfedip peşinden koşmanızın sırrı nedir? Her şeyi bu kadar tadında yapmanızı ne sağlıyor? 

– Başlıca sebebi işimi, insanları çok sevmem ve onları anlamaya çalışmam. 

2. Oyunculuğunuz, oyunlarınız ve duruşunuz her zaman farklı bir noktada. Bu farkı yaratmanızda deneyimleriniz mi, gözlem yeteneğiniz mi yoksa içgüdüleriniz mi, hangisi daha etkili? 

– Hiç kuşku yok ki, iç güdülerim. 

3. Dormen Tiyatrosu, sürekli yenilikçi duruşuyla, disipliniyle ve iletişim özellikleriyle devrimci bir nitelik taşıyor. Bu anlamda Dormen Tiyatrosu Avangart Tiyatro anlayışına bir örnek teşkil ediyor mu? 

– Bence Dormen Tiyatrosu birçok forma önderlik ediyor. En önemlisi de Dormen Tiyatrosu’nda birlikteliğin sağlam olması ve kimsenin kendisini gereksiz hissetmemesi. 

  1. Ülkemize “Cep Tiyatrosu” gibi yenilikçi bir anlayışı kazandırdınız. Bu fikir nasıl doğdu ve o dönemde nasıl tepkiler aldı? Bu süreçte sizi en çok etkileyen bir anıyı bizimle paylaşır mısınız? 

– Bu fikrin en önemli sebebi, imkansızlıktı. Amerika’dan ilk geldiğim yıllarda gençlerle reji yapmak istiyor fakat bunu yapacak yer bulamıyordum. Tiyatro Derneği adlı genç bir kuşağın reji yapmak için beni aralarına çağırmaları ve çalıştıkları yerin küçük de olsa tiyatro yapabileceğimi düşündürmesi, Cep Tiyatrosu’nu doğurdu. 

  1. Sizi tiyatro oyuncusu olmaya iten, derin izler bırakan bir oyun ya da anı var mı? İlk adımlarınızı atarken hangi duygular size yol gösterdi? 

– Beni Tiyatrocu olmaya yönlendiren bir tek duygu vardı. İçimdeki hislerin filmlerde gördüğüm müzikallerle birlikte beni bu işe yönlendirmesi. 

  1. Kırsalda tiyatro, genellikle gezici grupların faaliyetleriyle sınırlı kalıyor. Bu bölgelerde tiyatro kültüründen yoksun yetişen çocukların potansiyellerini keşfedebilmeleri için bir projeniz veya öneriniz var mı? 

– Benim proje yapmama gerek kalmadan bu tip olaylar Anadolu’nun her tarafında kendisini göstermeye başladı ve bu da beni çok mutlu ediyor. 

  1. Oyuncularınızla ve arka plandaki çalışanlarla kurduğunuz saygı ve eşitlik çerçevesindeki ilişkiler, tiyatronuzdaki başarının anahtarlarından biri mi? Bu yaklaşımınızı biraz açar mısınız? 

– Hiç kuşku yok ki en önemlisi. Çünkü Dormen Tiyatrosu hiç ama hiçbir zaman benim tiyatrom olmadı. Bizim tiyatromuz oldu ve öyle devam etti. Bu yüzden de efsane oldu. 

  1. Tiyatro dünyasında yıllar içinde gözlemlediğiniz en belirgin değişimler nelerdir?  

– Benim başlattığım Cep Tiyatrosu’nun bugünlerde Türkiye’nin her tarafında gençlere yön vermesi ve bu küçük tiyatrolar sayesinde yepyeni yetenekler ortaya çıkarması. 

  1. Birçok genç sanatçı yetiştirdiniz. Bir oyuncuyu yetiştirirken kullandığınız motivasyon yöntemleri nelerdir? Günümüz genç tiyatrocularına vermek istediğiniz en önemli tavsiye nedir? 

– Azim, azim, azim.  

  1. Tiyatro ve sanat dolu bir ömür, ansiklopedilere sığmayacak kadar zengin bir deneyim sunuyor. Bu uzun yolculuk boyunca hayatın size öğrettiği en büyük ders ne oldu? Okuyucularımıza hem sanata hem de hayata dair ilham verecek mesajlarınızı bizimle paylaşır mısınız? 

– Her zaman söylediğim gibi yaptığımız işten hiç vazgeçmemek ve onu ne olursa olsun sürdürmeye çalışmaktır. Benim lügâtımda olmak ya da olmamak diye bir düşünce yoktur. Her zaman olmak ve de olmak vardır. 

                                                                                  HAZIRLAYAN: M. Özden ÇELİK 

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.