AYLAK DERGİ

OTONOM PİYADE SAİAN & KÖST

SÖYLEŞİ: ALPASLAN AYAZ

Sabır ve heyecanla beklediğimiz albüm ve OP sonunda bizlerle buluştu! Sizi ve emeği geçen herkesi kutlarız. İyi ki varsınız.  

Saian: Çok teşekkürler. 

  1. Parçalarınızda anlattığınız çoğu konunun, güncel kalacağını ve tadını hiç yitirmeyeceğini düşünüyorum. Sizi dinlemek, Aziz Nesin ya da Bertolt Brecht okuyor hissi uyandırıyor. Günümüz rap müziğinde hızlı tüketim söz konusuyken siz ölümsüz parçalar yapmaya devam ediyorsunuz. Dinleyici kitleniz tartışmasız çok kıymetli! Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?  

Saian: Esasen temel eğilimimiz parçaların kalıcı olması değil ama sıkı sözler yazıp derinleşebildiğiniz ölçüde o parça ya da albüm hiç değilse bir kült olabilme şansını yakalıyor. Derinleşmek de üzerinde düşünmekle, okumakla ya da etkileşim yoluyla olabiliyor. İkimiz de okumayı seviyoruz.  

  1. Son zamanlarda toplumsal olaylara değinen çalışmaların azaldığına şahit oluyoruz. Protest tavırla doğan bu kültürde uzun süredir bir sessizlik hakimdi. “Kuzuların Sessizliği” ile rap’teki sessizliği bozduğunuzu düşünüyorum.  

Saian: Bununla ilgili rapte bir boşluk olduğu açık. Her ne kadar yaptığımız rapin protest adı altında kategorileştirilmesi sıcak bakmadığımız bir durum da olsa tetikleyici bir etkisi olduğu da aşikâr. Bize göre rap zaten bir protesto dilidir, OP protest bir janrı reddeder.  

  1. Otonom Piyade’nin çizgisi, anlattıkları, meselesi insana ilham ve güç veriyor. Bu fikir nasıl doğdu? 

Saian: Köst’le tanıştıktan sonra ikimiz de birbirimizin aynı çizgide olduğuna, aynı şeyleri ortaya koymak istediğimize kanaat getirdik. Bu arada her ikimiz de bir bıkkınlık, umutsuzluk ve belki de düşünsel anlamda bir yalnızlık içindeydik. Birbirimizi tekrar ateşledik.   

  1. Parçalarınızın sözleri gerçekten dikkat çekici; beni araştırmaya iten çok yanı var. Kaleminiz o kadar güçlü ki, bir cümlede birden fazla farklı olay veya kişiyi hicvedebiliyorsunuz. Nasıl yazıyorsunuz? Bu süreci merak ediyorum. Bir motivasyonunuz var mı? 

Saian: Burada kullandığımız bariz bir yöntem yok. Kendi adıma, düz sıradan ve açık bir anlatım bana sıkıcı geliyor. Önce kendimin ilgilisini çekmeliyim, kendime sevdirmeliyim yazdıklarımı. Malzeme konusunda da hiçbir sıkıntımız yok, Türkiye’deyiz malumunuz…!!! 

  1. Söz konusu siz olunca okuduğunuz kitaplar da merak konusu oluyor. Sizin çok iyi bir okur olduğunuzu biliyoruz. Dikkatli dinleyicileriniz neler okuduğunuza dair ipuçlarını, parçalarınızda yakalayabiliyor. Cevaplamaktan hoşlanmayacağınızı biliyorum ancak ekibimizden gelen istek üzerine sormak istiyorum: Beğendiğiniz veya son zamanlarda okuduğunuz birkaç kitabı bizimle paylaşabilir misiniz? 

Saian: Son birkaç senedir ilgim daha çok felsefe ve kültür alanlarına kaydı. Çokça da mimari ve sanat üzerine okuyorum ama daha çok felsefe. Şimdilerde Locke gibi, Hume gibi adalı empiristler daha çok odağımda… Ayrıca Cemal Kafadar, Ahmet Arslan, Georg Simmel son dönemde severek okuduğum bilim insanları… Edebiyatı neredeyse hiç okumaz oldum…  

  1. “Kuzuların Sessizliği” artık bize emanet. Yeni işlerinizi heyecanla bekliyoruz. Yakın zamanda gelecek bir projeniz var mı? 

Saian: Solo çalışmalar olacaktır. Bir takvim yok ama OP mutlaka devam edecektir.  

  1. Godot’yu bekler gibi OP konserini bekliyoruz. Gelir mi?  

Saian: Bunu biz de bekliyoruz ama ikimiz de çalıştığımız ve ayrı şehirlerde yaşadığımız için kolay görünmüyor maalesef.  

  1. Dergimizdeki arkadaşlarımız başta olmak üzere sizden ilham alarak derdini yazarak  anlatan nice insan var. Bizim için çok kıymetlisiniz. İyi ki varsınız. Söyleşimi kabul ettiğiniz için ayrıca teşekkür ederim. 

Saian: Bu söyledikleriniz benim için gerçekten çok kıymetli. Biz teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.  

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.