AYLAK DERGİ

HAYATİ ASILYAZICI

Çok yönlü sanatçıların kulvarları ve yol haritaları da farklı olur. Bu iki yöntemle çalışan sanatçının buluşma yeri, kullandığı sanat bahçeleridir. 

Oyuncu, yönetmen, yazar Müjdat Gezen, bu çok yönlülüğü birleştirmiş bir sanatçıdır. Kullandığı sanat alanlarını değerlendirme ustasıdır da. Burada kullandığım sözcük, yönetmen Müjdat Gezen dediğimde oyun yazan, sahneye koyan Müjdat Gezen akla geliyor. 50 yıldır sanatıyla kendisini tanıdığım için, bir değerlendirme yapmam gerektiğinde, bütün yönleriyle Müjdat Gezen’i tanıyarak bu satırları yazdığımı söylemeliyim. Yaratıcılığı; oyunculuğu ve yöneticiliği sonlanmıyor. Bundan önceki yazımda sözünü ettiğim ( bkz. 18 Ağustos 2013, Pazar) yazımda Müjdat Gezen’in ayırt edici farklı iki özelliğini daha eklemiştim. Biri, MSM’yi (Müjdat Gezen Sanat Merkezi) kurması; diğeri de sanatçılar için MSM Huzurevi’ni açmasıydı. Bu iki kurumu sanatçı kimliği ile yaptı, MSM bildiğimiz gibi çeşitli sanat dallarında özellikle tiyatro, dans, bale alanlarında gençleri yetiştiren eğitim kurumu oldu. Bu düşüncenin insanı olarak, İstanbul’un dışında, Ankara, İzmir ve Bursa’da MSM kurumlarını açarak ülkemize sanatçı yetiştirmektedir. 

Eğitimin gençlere getirdiği sanat anlayışı ile bu gençler sahnelerde, sinemalarda ve televizyon dizilerinde önemli roller paylaşmaktadırlar. Bir insan sanatçının girişi ile gerçekleşen bu kurumlar, kuşku yok ki benzersizliğini koruyan sanat eğitimi veren okullardır. Burada dikkatimi çeken, Müjdat Gezen’in sanata ve Türk toplumuna bakışının ve ne kadar büyük değer taşıdığını görüyorum. 

Kurumlaşmış bir Müjdat Gezen tiyatro anlayışı, tiyatro sahnesinden yoksundu. 2006-2007 tiyatro döneminde, Müjdat Gezen Tiyatrosu’nu kurdu ve Savaş Dinçel Sahnesi’ni açtı. Burada büyük bir vefa örneği var. Erken yaşta yaşamını yitiren değerli bir tiyatro insanı olan Savaş Dinçel artık “Savaş Dinçel” sahnesi ile unutulmazlar listesine girdi. Bir başka kadirşinaslığını da burada belirtmeden geçemeyeceğim. Ustası olan, Türk tiyatrosunun büyük ismi Münir Özkul için Taksim’deki hâlâ makus talihini yenemeyen, Atatürk Kültür Merkezi’nde bir jübile düzenledi. Münir Özkul bu jübileden sonra sanat yaşamını noktaladı. Daha sonra ciddi bir rahatsızlık geçiren Münir Özkul hâlâ yaşam savaşı veriyor. Müjdat Gezen, Münir Özkul’u sürekli ziyaret eder, ilgilenir. Bunca yoğun işleri arasında bunları yapabilen “insan sanatçı”dır Müjdat Gezen. 

İki yıl önce, Müjdat Gezen 50. Sanat Yılı’nı kutladı. Yoğun bir izleyicisi vardı. Burada sevilen bir insan sanatçının portresini gördük. 50. Sanat Yılı inanılmaz boyutlarda büyük ilgi görmüştü. Huzurevi gereksinimi olan sanatçıları barındırıyor. Özel bakımlı huzurevidir. Müjdat Gezen’in yapmış olduğu, -pek bilinmeyen bir yönü olan bu davranışı ile- gereksinim duyan sanatçılara nasıl destek olduğunun göstergesidir. 

2007 yılında Birleşmiş Millerler Unicef İyi Niyet Elçisi seçildi. Sekizi okullarda “yardımcı ders kitabı” olarak okutulan elli basılı kitabı var. 2010 yılında Antalya Film Festivali’nde ilk kez verilen “Sosyal Sorumluluk Ödülü”nü aldı. 50 yılı aşkın sanatçı kişiliği ile tutarlılığını sürdürmesi, yaşamı ile özdeş olmasındandır. Elimin altında olan, okumakta olduğum “Naftalin Bozulmuşsa (Dere Söyleşileri)” 19. basımı yapılan kitap, bilinmeyen çok satanlardandır. “1881” adlı kendi yazıp yönettiği oyun, görmekte olduğu ilgiden ötürü yıllarca repertuarda kalacak bir tiyatro olayıdır. “1881”, bilindiği gibi, Mustafa Kemal’i anlatan benzersiz bir oyundur. Yeni dönemde Kadıköy’de Müjdat Gezen Tiyatrosu’nda yeniden sahnelenecek oyunu, henüz görmeyen tiyatro sevenlere duyurulur. Yolun açık olsun Sevgili Müjdat Gezen. 

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.