- Tiyatrocu olmaya nasıl karar verdiniz, sizi o yöne çeken en önemli etken neydi?
Kabataş Erkek Lisesi’nde tiyatro koluna girdim ve hayatım değişti diyebilirim ama ilkokul yıllarımdan itibaren bir karakterin peşinden koşma hayalim hep vardı. Sevdiğim çizgi film, film ve dizi karakterlerinin kostüm ve makyajlarını yapmaya çalışır, onların replikleriyle ayna karşısında oynardım. Sonra ortaokul dönemi tüm bunlardan uzaklaşıp kendimi spora verdim. Çünkü futbolcu olmak istiyordum ve lisede tekrar tiyatro… Her Türk genci gibi çalkantılı bir süreç😊 Ve lise yıllarında bu işi yani oyunculuğu meslek olarak yapmaya karar verdim. Yani ben lise son sınıfa geçtiğimde oyuncu olmayı kafaya koymuştum.
- Müjdat Gezen Konservatuarı’nda sınava girdiğinizi, girdiğiniz yıl kazandığınızı biliyoruz. Neden başka okullar değil de sadece Müjdat Gezen Konservatuarı’nı seçtiniz?
Çünkü ailem üniversitede kazandığım bölümü okuyup bitirmeden oyunculuk okuyamazsın, dedi. Bu cümle bizim kuşak için bir klasik. Ben de bunun üzerine çok büyük kavgalar ve uğraşlar vererek ailemi konservatuar sınavına girmeme ikna ettim ama bu süreçte tüm devlet konservatuarı sınavları bitmiş ve girme şansım kalmamıştı. Ben de tek atımlık şans olarak ailemi Müjdat Gezen Sanat Merkezine girmeye ikna ettim. İyi ki de öyle yapmışım ve o sınavı kazanmışım. Çünkü hayatımın en güzel öğrencilik yıllarını o okulda yaşadım. Bu sınava girme hikâyesini de sınavda jüriye anlattım, “tek atımlık şansım var, beni almanız lazım” dedim ve çok güldüler. 😊
- Müjdat Bey’in öğrencilere desteği şüphesiz tartışılmaz. Sizin gözünüzde Müjdat Gezen kimdir? Onun eğitiminden, öğrencilere yaklaşımından biraz bahseder misiniz?
Benim için Müjdat Gezen o köşkü satın alıp, o okulu açıp içine Türkiye’nin en önemli eğitmenlerini getirip, muhteşem ve zorlu bir dört yıllık eğitimle bizleri bedava okuttuğu ve oyuncu olmamızı sağladığı için hakkı ödenmez, ödenemez.
O hep öğrenciden yana bir eğitmen olmuştur. Bir başarısızlık veya bir hata varsa benden veya eğitmenlerden kaynaklanıyor, diye düşünür. Her konuda öğrenciyi kazanmaktan yanadır. Aslında Müjdat Hoca insan kazanmayı çok sever. Dersleri hep çok eğlenceli ve akılda kalıcıdır. Okulda herkese karşı hem Müjdat Gezen hem ağabey hem arkadaş hem de yeri geldiğinde babadır. Okul demek, yanlış aslında. O köşkün içinde yer alan herkes istisnasız ailedendir. Bu yüzden bizim öğrenci ve mezunlarımız arasında şu laf söylenir;
“HEPİMİZ AYNI KÖŞKÜN ÇOCUKLARIYIZ !!!”
- Türkiye tiyatrosunun en temel taşlarından biridir Müjdat Bey. Böyle değerli birinin desteğini hissetmek, size neler hissettiriyor?
Ne konuda olursa olsun başınız her sıkıştığında, akıl danışmak istediğinizde, kendinizi kötü hissettiğinizde bile rahatlıkla arayabileceğimi veya yanına gidebileceğimi biliyorum. Bu müthiş bir özgüven veriyor insana çünkü o isim Müjdat Gezen.
- Ücretsiz konservatuar, dünyada sadece ülkemizde, Müjdat Gezen tarafından kurulmuş. Sanat için, tiyatro için, bir oyuncu için hatta maddi durumu olmayan yetenekli çocuklar için çok kıymetli bir hizmet. Ücretsiz eğitimin verilmesi, öğrenciler için artı bir sorumluluk getiriyor aynı zamanda. Sizce bu durum, sorumlu oyuncuyu doğurur mu, oyuncunun kalitesinde bir etki yaratır mı?
Bizler usta çırak ilişkisi ile eğitilip yetiştirildik bu okulda. Zaten tüm eğitmenlerimize bir minnet ve onların bize öğrettiği sorumluluk borcumuz var. Müjdat Hoca asla böyle düşünmez ama en azından ben öyle hissediyorum. Tüm o eğitmenlere ve elbette Müjdat Hoca’ya karşı çok büyük sorumluluklarımız var. Öncelikle iyi insan olun, dedi bize hocalarımız. İyi ve vicdanlı insanlar olun. Ancak böyle olursanız iyi sanatçı adayları olabilirsiniz diye öğrettiler. Son yıllarda ülkece kaybettiğimiz iyilik ve vicdan değerlerinin tam zıttı. Bu sorumluluk yeter de artar.
- Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM), sanata ifade şeklini veren, oyuncuya duruş kazandıran, özgün tutumuyla ülkemiz adına çok nadir bulunan kurumlardan… Mezun olduktan sonra da devam eden bir bağlılık söz konusu. Üstelik maddi hiçbir talebi yok. Her şey bu kadar mükemmel işlerken, özellikle Müjdat Bey’in tiyatro okulları kapatılıyor ya da kapatılmak isteniyor. Bu rahatsızlığın sebebi sizce nedir, bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
Maalesef ülkemizde hiçbir başarı cezasız kalmıyor ama bu konu ile ilgili son sözüm şudur;
Bizim okulumuzu KİMSE KAPATAMAZ. Nokta!!!