AYLAK DERGİ

ASMALI SAHNE KADIN YÜZLER FESTİVALİ

SÖYLEŞİ: İLAYDA BUSE UYAR

Konuk: Petek Kırboğa & Muharrem Uğurlu 

  1. Öncelikle, sizlere genç bir oyuncu ve sıkı bir tiyatro seyircisi olarak teşekkür etmek isterim. Cumhuriyet’in yüzüncü yılına ithaf ettiğiniz, ‘Kadın Yüzler Festivali’ projesi benim gıpta ettiğim bir fikir… Bu proje nasıl ortaya çıktı, fikrinizi ve üretkenliğinizi kamçılayan neydi?  

Bizim için anlamı çok büyük olan bir festivalin sizler için de böyle anlamlı olması bizi çok mutlu ediyor. Biz, bu güzel sözleriniz için teşekkür ederiz. Bu aslında Asmalı Sahne olarak kendimize hedef seçtiğimiz misyonumuzun bir neticesi. Tiyatronun her alanında insanlara alan açmak, onları görünür kılmak ve belki de geleceklerinde bir pay sahibi olabilmeyi önemsiyoruz. Bu sebeple bir özel tiyatro olarak ürettiğimiz her şey bu misyon ile bize yeni fikirler ortaya çıkarıyor. Kadın yüzler festival fikri, eril tiyatro gidişatına bir nebze de olsa da yön verebilmek amacıyla ortaya çıktı. Türk tiyatrosu tarihine hatta dünya tiyatrosuna baktığımızda,  yazılı metinlerin yazarları, yazdıkları metnin hikâyesi ve dilinin genel de eril olduğunu görebiliriz. Sanki kadın yazarlar, yazarlarımız yokmuş gibi!  Daha çok kadın yazar ve oyuncun hikâyesinin olması inancı ile bu festivali yapma kararı aldık. Ve tabi ki daha da anlamlısı cumhuriyetin 100. Yılında kadınların Cumhuriyet ile beraber sahneye çıkabilme özgürlüğünü kazandığını düşünürsek, bu başlangıç hem çok anlamlı hem çok gurur verici oldu. 

  1. Festival bu yıl ikinci kez düzenlendi. 13 farklı tiyatro oyununu ve 31 tiyatro sanatçısını Asmalı Sahne’de bir araya getirdiniz. Kolektif işler yapmanın elbet ki zorlukları vardır. Siz bu birleşimi nasıl değerlendiriyorsunuz?  

Her yıl eksiklerinizi görüyoruz. Şu an hala kusursuz bir festival organizasyonu yaptığımızı düşünmüyorum ama, festival içinde yer alan herkesin, her tiyatronun, asistanlarımızın, oyuncuların bir şeyler katma çabası ne kadar doğru bir yolculuğa çıktığımızı gösteriyor bize. Kolektif çalışma, kolektif fikir her zaman bizi besleyen yegâne değerlerimizden birisidir. 

  1. Her geçen yıl, üzerine koyarak ilerlediğiniz bir grafik var. Yeni sezonda da bu proje devam edecek mi; genel olarak Asmalı Sahne’yi ve seyircilerini yeni sezonda neler bekliyor? 

Kadın yüzler festivalinin 2025 tarihinde sadece İstanbul’a değil, ülkemize de büyük sürprizleri olacak. Bu sebeple, 2025’in festival planlamaları Ağustos 2024 itibariyle başlıyor. Yeni sezonda ayrıca seyircilerimizi yepyeni hikâyeler bekliyor. Ayrıca seyircimiz ile olan ilişkimizi seyirci – tiyatro mantığından daha iç içe bir hale getirmek için de planlamamız var. Çünkü seyirci çok ama çok öğretici bir yönetmen bizim için, o yüzden onlarla olan ilişkimizi daha yakına getirmek istiyoruz. 

  1. Petek Hanım’a, hem Asmalı Sahne’nin kurucusu hem de başarılı bir kadın sanatçımız olarak şu soruyu sormak isterim: “Türk tiyatrosu kadınların sahnede var olması uğruna çok önemli mücadeleler verdi. Bu mücadelenin somut başarısı; sizin gibi kadın oyuncularımızın sahnede var olabilmesi… Sizin için sahnede ve oyunda var olmak ne anlam ifade ediyor?” 

Sahnede olmak, oyunda olmak, genel anlamıyla tiyatronun her alanında görev almak, çalışmak, üretmek benim için varoluş biçimi. Kişisel olarak nostaljiyi ve geçmiş tiyatro tarihimizi araştırmayı da seven biri olarak Afife Jale, Bedia Muhavvit, Neyyire Neyir gibi belki bugün adını bilmediğimiz onlarca kadın sanatçının hikâyesinden her zaman çok etkilendim. İyi ki onlar yolumuzu açtılar. Geçtiğimiz yıl çok popüler bir dizide kadın oyunculara toplumun nasıl baktığı ile ilgili bir yorum yapıldı. Tabii dizi, bu bakış açısını eleştirmek için bu yorumu yapıyordu. Burada vurgulamak istediğim, hâlâ “oyuncu olmanın” kendi toplumumuzda hak ettiği saygınlığı, toplumun genelinde kazanamamış olması. Bu benim ya da binlerce insanın yolunu değiştirebilecek güçte bir tuttum değil tabii ki. Siz özellikle kadın meselesine değindiğiniz için bu konunun altını çizmek istedim. Yıllar önce gittiğim oyunculuk okulunda çok saygın bir yönetmen bize gelecekle ilgili tavsiyeler verdi, sonra da şunu ekledi; “Tabii tüm bunları daha çok erkek öğrencilere söylüyorum çünkü kız öğrenciler evlenecekler ve eşleri bu mesleği bırakmalarını istediklerinde kabul edecekler.” Müthiş rahatsız oldum, tabii itiraz ettik bir kaç kız öğrenci ama, maalesef ciddiye alınmadık o gün için. Burada sanat üretme ihtiyacı ve sanatla ilişkinin sorgulandığı ağır bir durum var aslında. Bu durum tabii kadının sanat üretiminde bir engel olamayacak. 

  1. Genç sanatçı adaylarımıza özellikle de kadın oyuncular, oyun yazarları ve sahne arkasında yer almak isteyen genç kuşağa neler söylemek istersiniz? Sizi vazgeçirmeyen ve ayakta kalmaya ikna eden motivasyonlarınız nelerdir? 

Bunun cevabı önce ne istediğini bilmek. Sadece sanat alanında değil ama her alanda başarının sırrı istikrar. Kendinize inanmak ve çok çalışmak, adımlarını asla unutmamak gerekir. Hayat her zaman bir yerden insanı sıkıştırır ama, bu olduğunda kendinize inancınızı yitirmemek önemli. Hatalar da insana çok ders veriyor. Hatalardan sonra yeniden denemek, başarana kadar yeniden denemek önemli. Her zaman sizi yıldırmak isteyen birileri olacak ama, siz yolunuza devam ederseniz istediğinize ulaşacaksınız. Bazen durup dinlenmek de iyi geliyor insana. Finans, sanat üretmek için de önemli bir güç, belki farklı bir alandan para kazanıp biriktirip sonra istediklerinizi gerçekleştireceksiniz.  Londra ‘da bir diğer hayalim, yerli yazar metinlerini sergilemekti bu yıl. Gayri Resmi Hürrem Londra’da hayata geçti. Bu da yine hayal etmekten vazgeçmememiz için anlamlı bir sonuç oldu. Asmalı Sahne London olarak oyunlarımız devam edecek. 

  1. Tiyatroya olan tutkunuzu anlatan bir film olsa ismi ne olurdu? 

Asmalı Sahne olurdu sanırım. Biz sahnemizi Yan Etki Tiyatro’nun kurucusu Faruk Barman’dan devir aldık. O günden bu yana sahneyi yaşatmak için verdiğimiz mücadeleyi anlatan bir film çok eğlenceli olabilir. 

  1. Asmalı Sahne, tiyatro tutkusunu kaybetmeyen emekçi, sanatçı ve seyircilere neyi hatırlatmak ister? 

Hayat kendi zorlukları ve güzellikleriyle akarken bir gece bir oyuna gider ve bambaşka düşünsel bir sürece dalarsınız. Hayatı böyle anlarla zenginleştirmek gerek… 

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.