Kaç ihtimal sıralamıştın kafanda,
Aynı yere varacağını bilerek.
Kırılan her şeyin dağıldığı gibi
Sarsılan her şey de yıkılırdı, bilemedin sen.
Durup izledin de durur muydu köşede o bardak?
Dağılıp kanatırdı, bilemedin.
Hayat mı tutulur elle, ellerimiz mi tutunur hayata?
Tutunmaya çalışırken acımaz mı ellerimiz?
Başını yastığa rahat koymak için kılı kırk yardın da
O yastıklar yine de nasıl battı, bilemedin.
Eğreti oturduğun o masalardan
Yiyemedin iki lokma.
Ne çok utandın kendinden,
Ellerini nereye koyacağını bilemedin sen.
Yasını tuttun bir ihtimalin,
Soluksuz kaldın, öldün sandın.
Yine de nasıl yaltaklandın ama yaşamaya,
Ölüm bu değildi, bilemedin sen.