AYLAK DERGİ

Kategori: ÖYKÜ

                                                Seni çocukça seviyorum Bakkaldan aşırdığım cipsiler gibi seviyorum Yanında, hurda ve bira şişelerini topladıktan sonra onları paraya çevirdiğim an kadar mutluyum Çocuk…

                                     Kravatımı düzeltirken yakaladım kendimi. Ayna karşısındaki yansımamda ellerime bakarken yakaladım, derslerim bitmiş eve dönmüş olmama rağmen kravatımı düzeltiyorum. Yerli yerinde duruyor mu…

BAL

                                                                    Eski Mısır firavunları arıdan, sinekten korunmak için kölelerine bal sürdürüp yanlarında öyle bekletirlermiş ki, envai çeşit börtü böcek kendilerine değil kölelerine musallat…

“Ahmet’i nasıl unuttum?” diline yerleşmiş o kekremsi tatla telefonuna uzandı. Telefonunun ekranına baktı. Ferfiçkin’den gelen bildirimleri görünce yüzünde bir gevşeme oldu. Takipçi sayısı…

Yanakların ıslansa şehrime yağmur yağar Gülümseyişlerin çorak topraklarımda çiçekler açtırır Deniz kokusunu burnuma estiren teninin kokusu Gerdanında o kokuyla bir kere uyutsana beni…

“Elli beş!”  “Anlamadım?” “Elli beş kilo diyorum, hatta yanına yirmi bir gram daha yaz.” Haklı. Kaç kilo çeker ki bir yalnızlık diye sordu şair…

Hep böyle anlarda olur. Çok basit eylemlerde. Çorbayı karıştırırken, saçını tararken, saat 5.38’de dişlerini fırçalarken, çamaşır sepetindeki kıyafetleri ayırırken, ayakkabı bağcıklarımı kenarlardan içeri…

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.