Gece vakti uyanılan bu araba yolculuğunda insan çocuk olsun yetişkin olsun, önce sallantının sebebini unutup, üzerine uzandığı rahatsız araba koltuğunu unutup nerede olduğunu…
Gece vakti uyanılan bu araba yolculuğunda insan çocuk olsun yetişkin olsun, önce sallantının sebebini unutup, üzerine uzandığı rahatsız araba koltuğunu unutup nerede olduğunu…
Antikacının yüzünde beliren şaşkınlık kısa sürdü. “Yaşamımız işaretlerle doludur kızım. Yanlış bir yerdeysen eğer seni bulur ve sana yol göstermek için tekrar karşına…
Seni çocukça seviyorum Bakkaldan aşırdığım cipsiler gibi seviyorum Yanında, hurda ve bira şişelerini topladıktan sonra onları paraya çevirdiğim an kadar mutluyum Çocuk…
Kravatımı düzeltirken yakaladım kendimi. Ayna karşısındaki yansımamda ellerime bakarken yakaladım, derslerim bitmiş eve dönmüş olmama rağmen kravatımı düzeltiyorum. Yerli yerinde duruyor mu…
Eski Mısır firavunları arıdan, sinekten korunmak için kölelerine bal sürdürüp yanlarında öyle bekletirlermiş ki, envai çeşit börtü böcek kendilerine değil kölelerine musallat…
“Ahmet’i nasıl unuttum?” diline yerleşmiş o kekremsi tatla telefonuna uzandı. Telefonunun ekranına baktı. Ferfiçkin’den gelen bildirimleri görünce yüzünde bir gevşeme oldu. Takipçi sayısı…
Yanakların ıslansa şehrime yağmur yağar Gülümseyişlerin çorak topraklarımda çiçekler açtırır Deniz kokusunu burnuma estiren teninin kokusu Gerdanında o kokuyla bir kere uyutsana beni…
“Elli beş!” “Anlamadım?” “Elli beş kilo diyorum, hatta yanına yirmi bir gram daha yaz.” Haklı. Kaç kilo çeker ki bir yalnızlık diye sordu şair…
Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.