AYLAK DERGİ

Yazar: aylakdergi

Çocukluğuma dair net hatırladığım nadir mutluluk anlarının en başında gelirdi köy eğlenceleri. Yalnız ve küçücük dünyamı aydınlatır, kalbimi hiç hissetmediğim kadar mutlulukla doldururdu.…

“Olur.” dedi Gurur. Açık ve tek şekerli içtiğini biliyordu Firuze. Hep öyle yapmaz mıydı? Gurur ne zaman çay istese tek şekeri atar, karıştırır…

İsmi gibi küçüktür Küçük Sahne. Hem benim için hem Ortaoyuncular için çok özel bir tiyatrodur. Şahları Da Vururlar’ı Yapı Endüstri Merkezi’nde oynamaya başladık…

Yaşadıklarımızı yazmak… Ne zor… Neyi anlatmalı? Neyi seçmeli? Neyi bırakmalı?Tiyatronun yaşadığı uzun soluklu yolculuğu, “50 Yılın Öyküsü” adlı kitaba sığdırmayıbaşaramamış ve hala kitabın…

     Hatırlıyorum, o gün hafif bir rüzgâr esiyor ve ay rüzgâra eşlik ederken İstanbul Boğazı’nı boğan şehrin ışıkları, ay ışığı ile yarışamayacağını kabullenmiş görünüyordu.…

Gittiğim günü anımsıyorum hâlâ. Berrak bir geçmiş aynasından yansıyorlar bana. Serin ve insanın teninde müthiş serinlikler uyandıran bir rüzgâr esiyordu. Şu koca gövdeli…

Biliyorsun bu bir veda değil.  Sen daha çok gençsin ve ben daha çocuğum.  Veda değil.  Eğer öyle olsaydı,  Sen gittin diye bastırmazdı bu…

ANCAK TANRI YARATIR Kim bilir nice kabiliyetleri yok etmişsindir, bilerek bilmeyerek… Ben de o gelenlerden biriydim, 1935’te… Neye yok etmedin?.. Bir şeyler vardı…

Çocukluğumdaki mutluluk, meyve ağaçlarıyla kaplı tek katlı evlerin arasından süzülerek geçer, yatana kadar tüm sokaklara dokunur, en son gökyüzünün parlaklığına takılır ve ben…

Abone Ol

Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.