Gözlerini acı bir fren sesiyle açtı. Araba durduğunda hızla ön koltuğa çarptı bedeni. “Napıyosun Süleyman Efendi” diye bağırdı istemsiz. -Efendim ceylan… Ceylan yavruları……
Gözlerini acı bir fren sesiyle açtı. Araba durduğunda hızla ön koltuğa çarptı bedeni. “Napıyosun Süleyman Efendi” diye bağırdı istemsiz. -Efendim ceylan… Ceylan yavruları……
Gün. Şimdi… Bugün ben neler yaptım? Eski günlerdeki o planlılığımı yakaladım ve yine yapılması gereken bir sürü şeyin üstünü çizdim. Büyük huzur! Büyük…
Aralık… Kelime köküne baktığımız zaman mesafe koymak anlamına gelen “ara”mak fiili. Peki emir kipi niyetiyle “ara!” denildiğini düşünsek olmak mı? Oradan bakınca dilbilgisi…
Bana bunları dedikten sonra döndü yüzünü, sanki güneşe döner gibi… Fısıldaştılar belli belirsiz. Öyle kulak kesilmiştim ki hiçbir kelimeyi kaçırmak istemiyordum. Elinde iki…
Sabah ezanı yankılandığında sokaklarda, bir elinde dikişleri patlamış derme çatma bir bavul, diğer elinde sıkıca kavradığı minik parmaklarım. İlk defa gün doğumuna şahit…
‘’Bir fırtına kuşunu sevmeliydim seveceğime seni;Hiç değilse baharda göğü şenlendirir gelirdi.Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi…’’ (Deli Kızın Aşk Şarkısı/ Sylvia PLATH) Aynı…
Gün. O gün hiçbir yere gidemeyeceğini, hiçbir işe yetişemeyeceğini veya hiç kımıldayamayacağını anladığın an mı başlar? Yoksa bu kararların verildiği anın bir saniye…
Bana bunları dedikten sonra döndü yüzünü sanki güneşe döner gibi. Fısıldaştılar belli belirsiz. Öyle kulak kesilmiştim ki hiçbir kelimeyi kaçırmak istemiyordum. Elinde iki…
İri, mavi gözleri boncuk boncuk bana bakıyor. Belli ki korkuyor başına geleceklerden. Kirpikleri özenle yerine bırakılmış gibi, kıvrımları tek tek ayrılmış. Küçük…
Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.