Bir elinde matem diğerinde sevinç, Söyle kaç kişiye bürünmüş bir insansın? Sorsalar cennet dersin makamım, Sen hangi tanrıya kafa tutarsın? Yoluna bırakılan gülleri…
Bir elinde matem diğerinde sevinç, Söyle kaç kişiye bürünmüş bir insansın? Sorsalar cennet dersin makamım, Sen hangi tanrıya kafa tutarsın? Yoluna bırakılan gülleri…
Ellerimiz dokunabilir mi zamana? Avuç avuç biriktirip geleceğe atabileceğimiz. Bir duman kokusunda kesişebilir mi yollarımız? Bir çıkmaz sokağın sonunda kavuşabilir miyiz? Yalnızlık tanrı…
Beni kurşuna dizdiler. Gözlerimden zeytin tanesi kanlar, Yanaklarıma süzülürken öldüler. Bir rahat yüzü görmedi hiçbiri, Hep hüzün hep keder. Aradığını bulamadı hiçbir haritada.…
Boğazımdan aşağı bir kan akıyor, hissediyorum. Nefes diyor kimileri ona. Kimileri yaşam belirtisi… Yahu ben ölüyorum diyorum, Kimse aldırmıyor. Susarak anlamalarını bekliyorum, Gözlerim…
Derin bir düşüncenin elinden tutmuş, Yürüyoruz kaba davranan bir mevsimin içinde… Yağmur yağmış, fırtına vurmuş, dal kırılmış, yol bozulmuş. Henüz açmamış kayısı çiçekleri,…
Beni umudun yeşerdiği çiçeklerde severdi bir kadın. Salkım boyu duvarlara tutunan, Çiğdem sohbetlerinde göz göze geldiğim… Ulu bir çınar sanırdı gölgemi, Ruhumdaki mahzen…
Büyütmek için ellerinden sıkı sıkı tuttuğum çocukluğum… Onu büyütmeye çalıştığım yetmezmiş gibi onunla aynı yolda bulduğum tüm çocukları da büyütüyorum. Öksüz kalmış yanlarına…
Bazen çok uzaklardasın, Bedenimin dışında… Nasıl desem tarifi zor. İşte öyle, bir o kadar da yakınsın her zerremde. Vapur hasreti gibi, Kalbimin limana…
Sen, bana, siyah beyaz yüzünün bile bulanık göründüğü bir resim bırakırken Ben bütün şiirlerimi bırakıyorum sana. Birkaç kuruş da birikmişimi O çok sevdiğin…
Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.