Kanım çatladı, gözlerim cehennemin dibi… İçimde hiç geçmeyecek trenleri, vapurları ve hatta uçakları bekleyen bu güruha sesleniyorum: “Kalbim kırılacak sıkı tutunun!..” Kirpiklerini avuçlarıma…
Kanım çatladı, gözlerim cehennemin dibi… İçimde hiç geçmeyecek trenleri, vapurları ve hatta uçakları bekleyen bu güruha sesleniyorum: “Kalbim kırılacak sıkı tutunun!..” Kirpiklerini avuçlarıma…
Derin bir düşüncenin elinden tutmuş, Yürüyoruz kaba davranan bir mevsimin içinde… Yağmur yağmış, fırtına vurmuş, dal kırılmış, yol bozulmuş. Henüz açmamış kayısı çiçekleri,…
Biz seninle evini arayan bütün bülbüllerin âşığıyız! Nefesini boğazıma üfleyen bir karanlık ve umuda her uzandığımda ellerimi kıran bir düş damlıyor geceden. Kırık beyaz…
Beni umudun yeşerdiği çiçeklerde severdi bir kadın. Salkım boyu duvarlara tutunan, Çiğdem sohbetlerinde göz göze geldiğim… Ulu bir çınar sanırdı gölgemi, Ruhumdaki mahzen…
Biliyorsun bu bir veda değil. Sen daha çok gençsin ve ben daha çocuğum. Veda değil. Eğer öyle olsaydı, Sen gittin diye bastırmazdı bu…
Desem ki ben bu evden bir sabah gitsem. Diyorum ki ben bu evden bir akşam gidiyorum. Dedim ki ben bu evden bir gece…
Büyütmek için ellerinden sıkı sıkı tuttuğum çocukluğum… Onu büyütmeye çalıştığım yetmezmiş gibi onunla aynı yolda bulduğum tüm çocukları da büyütüyorum. Öksüz kalmış yanlarına…
Bazen çok uzaklardasın, Bedenimin dışında… Nasıl desem tarifi zor. İşte öyle, bir o kadar da yakınsın her zerremde. Vapur hasreti gibi, Kalbimin limana…
Seni ne zaman düşünsem boğulurdu bir deniz, başka bir denizin içinde. Ben yok olmam sanmıştım. Ya ben doğmayı bilmiyorum küllerimden, Ya da henüz…
Yeni sayılarımızdan haberdar olmak için
ücretsiz abone olabilirsiniz.